Anlatım

Kaybın Sahibi

Her kayıp gününe tek bir adres. Lojistik, mağaza, allocation, tedarik, planlama. Pazar günkü kaybın adresi zincirin genelinde en küçük dal çıkıyor; transfer ise bilerek ağaçta yok.

Satış Kaybı · 5 / 5

İlk yazıda Pelin bir cümle kurmuştu: “Siparişi ben planladım.” Ali rahatlamıştı. O sahnede herkesin aklından aynı soru geçiyordu: bu kayıp kimin?

Bu dizinin son yazısı o soruya bakıyor. Önceki yazıdaki tanım burada da geçerli: “kayıp”, Basit’in kestirimi, yani ikameİstediği ürünü bulamayan müşterinin başka bir ürün alması. Satış şirkette kalır, bu yüzden karşılanmayan talebin tamamı kayıp sayılmaz. dahil karşılanmayan talep. Ama önce Pars’ın bir uyarısı.

— Kaybın sahibi bir suçlu değil, diyor. Bir adres. Kaybı kimin düzeltebileceğini söyler. Suçlu aramaya başlarsanız herkes kendi dalını küçültmeye uğraşır ve sayı yine yanlış çıkar.

Beş soru, tek adres

Pars tahtaya beş soru yazıyor. Her kayıp günü için sırayla sorulacak. İlk “evet” kaybın adresi.

  1. Lojistik. Mal yola çıkmış ama varması gereken günde varmamış mı?
  2. Mağaza. Mal mağazanın deposunda duruyor ama rafa çıkmamış mı?
  3. Allocation. Malın o güne yetişebileceği son sevkiyat fırsatında merkez depoda o beden var mıydı?
  4. Tedarik. Depo boştu, ama zamanında gelseydi o fırsatta depoda olacak bir sipariş gecikti mi?
  5. Planlama. Hiçbiri değilse: mal yeterince alınmamış ya da tekrar sipariş verilmemiş.

— Sıra neden böyle? diyor Veli.

— Çünkü her soru bir öncekinin cevabına bakıyor, diyor Pars. Mal mağazanın deposundaysa merkez depoda olup olmaması önemli değil. Kaybı en yakın düzeltebilecek kişiye yazıyoruz.

Pazar günkü iki bedene uygulayalım. Mal yolda değildi. Mağazanın deposunda da yoktu; danışman bakmıştı. Merkez depoda vardı, ama son sevkiyat fırsatında değil, önceki gece geldi. Sipariş pazartesi gelecekti, cumartesi geldi. Adres: tedarik.

Biraz geriye bakınca tablo değişiyor. Ankara 4’te bu iki beden 23 gündür birlikte boştu. Tedarikçinin gecikmesi bunun en fazla son haftasını açıklıyor. Sweatshirt’ün depo boşaldıktan sonraki haftasında da bütün kayıp tedarikin değil: %64,6’sı tedarike yazılıyor, %17,3’ü allocation’a, %18,1’i planlamaya. Ağaç her güne ve her bedene ayrı bakıyor; bazı günlerde, o güne yetişecek son sevkiyat fırsatında depoda o beden vardı.

— Demek ki bir kısmı allocation, diyor Ali. Bizim masamızda.

— Ankara benim bölgem, diyor Veli. O yirmi üç günün bir kısmında raporlu değildim.

— Hangi günün hangi dala düştüğünü ağaç söyler, diyor Pars. Suçlu değil, adres. Pazar günkü iki bedenin adresi ise tedarik.

Zincirin ağacı

Şimdi bütün Lumoda, son yıl. Kayıp adedin dallara dağılımı:

DalMağazaOnline
Lojistikbu veride yokbu veride yok
Mağazabu veride yokbu veride yok
Allocation%54,3dal yok
Tedarik%4,6%17,8
Planlama%41,1%82,2

Online’da allocation dalı yok, çünkü online’ın stoğu merkez deponun kendisi. Depoda mal varsa online’da da vardır; online’ın kaybı depoya mal gelmemesinden doğar.

Tablonun en ilginç satırı tedarik. Pazar günkü kaybın adresi tedarikti; o dal mağazadaki kaybın yalnız %4,6’sı. Akılda kalan olay tipik olan değil. Bir tedarikçi gecikmesi herkesin konuştuğu, toplantıda adı geçen şeydir. Ama mağazadaki kaybın yarısından fazlası, merkez depoda mal varken mağazaya yetiştirilemeyen günlerden geliyor. Son yıl mağazada allocation dalının kaybı etiket fiyatıyla 1.241.526.227 TL, mağaza kaybının %56,7’si.

Ali ile Veli bu satıra uzun süre bakıyor.

— Yani asıl kayıp bizim masamızda, diyor Ali.

— Sizin masanızda düzeltilebilir olan, diyor Pars. Bu iyi haber. Tedarikçinin gecikmesini siz düzeltemezsiniz. Depodaki malın mağazaya ne zaman ve ne kadar gideceğini düzeltebilirsiniz.

Gerçek mi, potansiyel mi?

Önceki yazıda kaybı ikiye bölmüştük: hücre sonradan yeniden stoklandıysa operasyonel, mal bitip bir daha gelmediyse son tükeniş. Ağaç başka bir kesit. Bölme kaybın gerçek mi potansiyel mi olduğunu soruyor; ağaç kimin düzeltebileceğini. İkisini üst üste koyunca her dalın karakteri çıkıyor. Son yıl, bütün zincir:

DalOperasyonel adetSon tükeniş adetDalın son tükeniş payı
Allocation452.677909.056%66,8
Tedarik191.13929.363%13,3
Planlama438.7551.076.941%71,1
Toplam1.082.5702.015.360%65,1

Üç yılın tamamında da aynı desen: son tükeniş payı allocation’da %64,3, tedarikte %11,6, planlamada %70,3.

Pelin tabloyu Pars’tan önce okuyor.

— Tedarik geçici bir dert. Gecikme biter, mal gelir, hücre dolar. Planlama ise çoğunlukla “bitti ve gelmedi”. Yani benim dalım çoğunlukla “daha çok alsaydık” sorusu.

— Öyle, diyor Pars. Allocation’da son tükeniş payının %66,8 olması daha ilginç. Depoda mal varken o hücreye bir daha mal gitmemiş. Bir kısmı verinin bittiği yerden sonra dolacak hücreler, onu önceki yazıda söylemiştik. Üç yılda da %64,3; pencere sonu yalnız son yılı şişirir. Yani hepsi değil.

Boş iki dal

Lojistik ve mağaza dalları ağaçta var, bu veride boş. Lumoda’da depodan mağazaya yol süresi sabit, sevkiyat gecikmiyor. Rafla mağaza deposu da ayrı kaydedilmiyor. İlk yazının sonunda “mağazaya gelmiş ama rafa çıkmamış mal” dediğimiz kayıp burada, mağaza dalında duruyor; bu veri onu ölçemiyor.

Gerçek bir şirkette en çok tartışılan dallar bunlardır. “Mal yoldaydı” ve “mal arkadaydı, rafa çıkmadı” cümlelerini her toplantıda duyarsınız. Bu iki dalı doldurmak için sevkiyatın gerçek varış saatine ve mağazanın kendi deposunun ayrı kaydına ihtiyaç var.

Transfer neden dal değil

Veli bir itiraz getiriyor.

— Pazar günü o sweatshirt’ün M bedeni başka bir mağazada duruyordur. Oradan transfer edilseydi satılırdı. Bu da bir dal değil mi?

— O gün 69 mağazanın 68’inde M yoktu, diyor Pars. Ama olsaydı bile dal olmazdı. O mal orada da satılabilirdi. Her mağazanın kendi satış ihtimali var. Transferle bir mağazanın kaybını kapatırsın, öbüründe yeni bir kayıp açarsın. Hangisinin daha büyük olduğu ayrı bir hesap. Kaybı bir mağazadan alıp ötekine yazan bir dalı da kimse kabul etmez.

Transfer gerçek bir araç ve haritada kendi aşaması var. Ama kaybın adresi değil. Adres, malın o mağazaya baştan neden yetmediği.

Dalın arkasındaki dizi

Allocation dalı, depodaki malın mağazaya zamanında yetişmemesi. ReplenishmentDepodaki stoğun mağazalara, satışa göre düzenli aralıklarla gönderilmesi. Sahada AR, ARES ya da Repl diye de kısaltılır; RPT ise başka bir şeydir. kararının konusu; Depodan Mağazaya dizisi bu kararı baştan kuruyor.

Planlama dalı, yeterince alınmamış ürün ve verilmemiş tekrar sipariş. RPTRepeat sipariş; sezon içinde beklenenden çok satan ürünün tedarikçiye yeniden sipariş edilmesi. Depodan mağazaya sevkiyat değildir. kararının konusu; Tekrar Sipariş dizisi beklenenden hızlı satan bir ürünün yeniden ürettirilip ürettirilmeyeceğini soruyor.

Tedarik dalı, tedarikçinin gecikmesi. Haritada kendi aşaması var: tedarikçi performansını ölçmek ve tedarikçi seçmek.

Bu verinin göstermedikleri

Gün içinde saat yok. Lumoda’da bir gün ya boş açılır ya içinde biter. Öğleden sonra biten bir bedenin kaybı günlük talepten kestiriliyor; hangi saatte bittiğini bilmiyoruz.

Bu veride bekleyen müşteri yok. Lumoda’da karşılanmayan talep beklemez: aynı gün ya yan bedene ya başka bir ürüne geçer, ya da kaybolur. “Haftaya gelirim” diyen müşteri yok. Pelin pazar günü tam bunu sormuştu: bekleyecek misiniz? Gerçekte müşterilerin bir kısmı bekler ya da geri gelir; kaybın bir parçası ertelenmiş satış olur.

Lojistik ve mağaza dalları boş. Yukarıda anlattık. Gerçek bir şirkette ağacın şekli bu yüzden başka çıkar.

Tek zincir, üç yıl, tek hakem yılı. Yöntemleri ilk iki yılda kurduk, üçüncü yılda sınadık. Başka bir zincirin ürün karması, mağaza ağı ve tedarikçileri başka oranlar verir.

Baştaki soru

Ali mi, Veli mi? Pazar günü ikisi aynı sweatshirt’ü istemişti ve ikisi de bulamamıştı. Veli’ninki gerçek bir satış kaybıStok yokken gelen ve satışa dönüşemeyen talebin, başka ürüne yönelmeyen kısmı. Kayıt tutulmadığı için ölçülemez, yalnız kestirilir.ydı, adresi tedarikti. Ali’ninki ikameydi; şirket satışı kaçırmadı.

Beş yazının sonunda o sahnenin bir zinciri ne kadar iyi özetlediğini, ne kadar yanılttığını da görüyoruz. Karşılanmayan talebin çoğu gerçekten Veli gibi kayboluyor. Ama Veli’nin kaybının adresi olan tedarik, zincirin genelinde en küçük dal. Asıl kayıp, depoda duran malın mağazaya yetişmediği günlerde ve yeterince alınmamış malın yokluğunda.

Satış kaybını ölçmek bir sayı bulmak değil. Sayıyı doğru masaya koymak.

Sizin verinizde zor olan da bu son adım. Ağacın her dalı bir kural ister: son sevkiyat fırsatı hangi gündür, yol süresi kaçtır, siparişin teslim tarihi sistemde doğru mu yazılı, mağaza deposu raftan ayrı kaydediliyor mu. Bu kuralların çoğu teknik bir soru değil. Hepsi şirkette kimin neden sorumlu olduğunun birlikte kabul edilmesini gerektiriyor. Bizim veride bunu bir kod dosyasında kararlaştırdık. Sizde bir toplantı odasında kararlaştırılacak. Muhtemelen birden fazla toplantıda. 🙂

Yazan: Sabri Suyunu