Ne Kadarını Depoda Tutmalı
Depoda mal tutmak işe yarıyor; ilk payınız ne kadar kötüyse o kadar çok. Tutmanın değeri hangi replenishment'la dağıtıldığına pek bağlı çıkmadı; replenishment kuralının kendisi ise raftaki bulunabilirliği tutma oranından çok değiştirdi. Belirsizliğe göre tutmak burada sabit tutmayı geçmedi.
İlk Sevkiyat · 5 / 6
Üç yazı boyunca “kime” sorusunu konuştuk. Önceki yazılarda kollar ilk sevkiyatta aynı malı gönderdi (tavan dışında); değişen yalnız malın hangi mağazaya gittiğiydi. Sezon içindeki toplam mal ise tekrar siparişin tepkisiyle koldan kola biraz değişti. Bu yazıda üçüncü soruya geçiyoruz: ne kadarı depoda kalmalı?
Lumoda gerçekte ne kadar tutuyor?
Lumoda’nın kuralı açık: ilk alımın yüzde yetmişi ilk sevkiyatla gider, yüzde otuzu depoda bekler. İkinci yazıda bu cümlenin bedende ne demek olduğunu gördük. Tek paket en küçük bedenin neredeyse hepsini mağazaya gönderiyor, depoda kalan mal çoğunlukla üçüncü ve dördüncü beden.
Bir şey daha var. Beş bedenli ürünlerde kuralın istediği yüzde yetmiş, tam olarak paketlenebilen malın sınırı. En küçük beden bittiği anda başka paket kurulamıyor. Yani bu ürünlerde Lumoda aslında “yüzde otuzunu tutuyorum” demiyor, “paketlenebilen her şeyi gönderiyorum” diyor. Depoda kalan, pakete sığmayan mal. Tek bedenli aksesuarda paket aynı bedenden altı adet; orada depoda kalanı paketleme değil, kuralın yüzde yetmişi belirliyor.
Bu yüzden bu dizide depoda tutmaİlk sevkiyatta gönderilebilecek paketlerin bir kısmını mağazalara göndermeyip depoda bırakmak. Bu mal satış görüldükçe dağıtılır. oranını ilk
alıma göre değil, o gün gönderilebilecek paketlere göre tanımlıyoruz.
İkinci yazıdaki U bu sayıydı. Bir kol U’nun t oranındaki kısmını
tutuyor, kalanını gönderiyor. Lumoda’nın bugünkü hâli bu tanımla t = %0: gönderilebilecek
her paketi gönderiyor. t = %30 dediğimizde ilk sevkiyat 824.165 adetten
576.291 adede iniyor; aradaki mal her bedenden, paketin oranında, depoda
kalıyor.
Tutma ekseni
Önce Lumoda’nın kendi plan payıyla, Lumoda’nın kendi replenishment’ıyla başlayalım ve yalnız t’yi değiştirelim:
| t | İlk sevkiyat (adet) | Bulunabilirlik | İlk 4 hafta | Sezon sonunda elde kalan | Online satış (adet) |
|---|---|---|---|---|---|
| %0 | 824.165 | %68,98 | %96,47 | %19,77 | 237.708 |
| %15 | 699.900 | %70,11 | %96,94 | %18,77 | 271.462 |
| %30 | 576.291 | %70,85 | %97,14 | %17,77 | 288.620 |
| %45 | 452.558 | %71,32 | %97,14 | %17,66 | 297.636 |
Bulunabilirlik t arttıkça artıyor: %0’dan %30’a 1,87 puan, %45’e 2,34 puan. Sezon sonunda elde kalan mal da azalıyor.
İkinci yazıda bir korkudan söz etmiştim: malı depoda tutan zincir sezonu boş raflarla açar. Burada %45’e kadar öyle olmuyor. İlk dört haftanın bulunabilirliği de t ile birlikte hafifçe artıyor. Gönderilen mal azalınca bile ilk haftaların rafı dolu kalıyor, sonraki haftalarda da depodaki mal ihtiyacı çıkan mağazaya gidebiliyor.
İki şeyi dürüstçe not edeyim. Birincisi online. Lumoda’da online satış aynı depodan yapılıyor; depoda daha çok mal kalınca online daha çok satıyor. t = %30’da online satış 50.912 adet artıyor. Tutmanın kazancının bir kısmı mağazada değil, online’da.
İkincisi tekrar sipariş. Lumoda’nın RPT kuralı mağazalara gönderilen malın ne kadarının satıldığına bakıyor. Daha az gönderince bu oran yükseliyor ve kural daha çok RPT siparişi veriyor: t = %0’da 343.680 adet, t = %30’da 389.120. Zincirdeki toplam mal da 1.515.866 adetten 1.560.786’ya çıkıyor. Yani tutma kıyasında mal tam olarak aynı değil. Kazancın ne kadarının bu ek RPT’den geldiğini bu vakada ayırmadık. RPT’nin nasıl çalıştığını Tekrar Sipariş dizisi anlatıyor.
Pay kötüyse tutma daha çok kurtarır
Aynı ekseni bir de dördüncü yazının modeliyle, yani bu sezonda en iyi çıkan payla koşturduk:
| Pay | t = %0 | t = %30 | Fark |
|---|---|---|---|
| Lumoda (plan payı) | %68,98 | %70,85 | +1,87 |
| Model | %70,41 | %71,35 | +0,94 |
Depoda tutmanın değeri, ilk payın kalitesine bağlı. Payı kötü olan kol tutmaktan iki kat kazanıyor. Mantığı da basit: ilk karar ne kadar yanlışsa, düzeltmek için depoda bekleyen mal o kadar değerli.
Pars bunu şöyle söylüyor:
— Depoda tuttuğun mal, ilk kararın hatasına verdiğin ikinci şanstır; ikinci şansı da replenishment kullanır.
Üçüncü yazıdaki kapsama tavanını hatırlayın. Onun kazancının hepsi depoda bıraktığı maldan geliyordu: mağazanın geçmiş payında +1,13, modelde +0,94 puan. Tavan, bilmeden bir tutma kuralıydı.
Tuttuğun malı kim dağıtıyor?
Pars’ın cümlesinin ikinci yarısı önemli. Depoda bekleyen mal, sezon içinde replenishment’la mağazaya gidiyor. Tutmanın değeri, o replenishment’ın ne kadar iyi çalıştığına bağlı olmalı.
Lumoda’nın replenishment’ı planın önümüzdeki dört haftasına bakıyor; ilk
dört haftasını geçmiş bir hücre son dört haftada hiç satmadıysa ona mal
göndermiyor. Bunu sınamak için vakanın içine ikinci, basit bir
replenishment kurduk. Adı hiz: son iki
haftanın satışını o günlerin stoklu gün sayısına bölüyor, dört haftalık
hedef kuruyor, raftaki ve yoldaki malı düşüyor. Ölü stok kapısı yok.
Yalnız bu vakanın ürünlerinde çalışıyor; öteki ürünlerde Lumoda’nın
kuralına (temel(g)) başvuruyor:
# allocation/politika.py (HizReplenishment.__call__)
def __call__(self, g) -> np.ndarray:
istek = np.array(self.temel(g), dtype=np.int64, copy=True)
istek[self._oyun_hucre] = 0
c = np.flatnonzero(self.hucreler(g))
if c.size:
hedef = _tavan(self.hiz(g, c) * sabitler.HIZ_HEDEF_GUN)
eldeki = np.asarray(g.magaza_stok, dtype=np.int64)[c] + np.asarray(g.yolda, dtype=np.int64)[c]
istek[c] = np.maximum(hedef - eldeki, 0)
return istek
Bunu Depodan Mağazaya dizisinin sonucu gibi okumayın. Orada bir replenishment kuralı dikkatle kurulup ölçülmüştü; bu, yalnız bu soruyu sormak için kurulmuş basit bir kural.
Dört bileşimin hepsini aynı eksende koşturduk:
| Pay | Replenishment | t = %0 | t = %30 | Tutmanın değeri |
|---|---|---|---|---|
| Lumoda (plan payı) | Lumoda | %68,98 | %70,85 | +1,87 |
| Lumoda (plan payı) | hiz | %72,66 | %74,27 | +1,61 |
| Model | Lumoda | %70,41 | %71,35 | +0,94 |
| Model | hiz | %73,92 | %74,76 | +0,84 |
İki şey görünüyor. Birincisi, tutmanın değeri replenishment’a pek bağlı
değil: hiz altında biraz küçük, ama aynı düzeyde. İkincisi, fiziksel
mağazalardaki bulunabilirlikte replenishment’ın kendisi tutmadan daha
büyük fark yaratıyor. Aynı payla ve aynı t’de hiz, Lumoda’nın
replenishment’ının önünde: plan payıyla +3,68, +3,67, +3,42 ve
+3,13 puan; modelle +3,51, +3,47, +3,41 ve +3,08 puan (t = %0, %15, %30,
%45). Her tutma düzeyinde üç puanın üstünde.
Bu farkın bir kısmının nereden geldiği de belli. hiz depodaki malı
mağazalara daha istekli gönderiyor; online’a daha az kalıyor. Plan payıyla
t = %0’da online satış 237.708 adetten 180.750’ye düşüyor. Bulunabilirliği
fiziksel mağazalarda ölçüyoruz, online’ı ayrı.
Başka ölçütlerde tablo değişiyor. Plan payıyla ve Lumoda’nın
replenishment’ıyla t’yi %0’dan %30’a çıkarmak brüt kârı 32.324.346 TL,
tam fiyat STR’yi 2,31 puan artırıyor; sezon sonunda elde kalan malı 2,00
puan azaltıyor. t = %0’da replenishment’ı hiz’e çevirmek ise brüt kârı
534.431.649 TL’den 540.706.283 TL’ye çıkarıyor, tam fiyat STR’yi
%52,69’dan %52,37’ye indiriyor, elde kalan malı 1,09 puan azaltıyor. Brüt
kârda ve tam fiyat STR’de tutmak, replenishment’ı değiştirmekten daha çok
kazandırıyor.
Bir sınır da var. Model payı ve hiz birlikteyken %45 fazla geliyor:
bulunabilirlik t = %30’da en yüksek (%74,76), t = %45’te geriliyor
(%74,61); sezon sonunda elde kalan mal t = %45’te t = %0’a göre 1,28 puan
artıyor. Lumoda’nın replenishment’ında da elde kalan mal aynı dönüşü
yapıyor: model payıyla t = %30’da %17,06, t = %45’te %17,79. Orada
bulunabilirlik ise artmaya devam ediyor: %71,35’ten %71,53’e.
Belirsizliğe göre tutmak
Buraya kadar t her option için aynıydı. Daha akıllısı mümkün mü? Fikir şu: hakkında emin olduğumuz üründe az tut, emin olmadığımız üründe çok. Ortalama yine %30 kalsın.
Belirsizliği ölçmek için iki yöntemin anlaşmazlığını kullandık: mağazanın geçmiş payı ile modelin payı bir üründe ne kadar ayrışıyorsa, o ürün o kadar belirsiz. Tutma oranı bu ölçünün ortalamaya oranıyla büyüyor ya da küçülüyor:
# allocation/kalibrasyon.py (tutma_egrisi)
oran = np.where(var, deger / ort, 1.0)
t = np.clip(tbar * oran ** float(gamma), 0.0, 2 * tbar)
Oyun sezonunda t ürüne göre 0,04 ile 0,57 arasında değişti, ağırlıklı ortalaması %30. Karşısında aynı payla sabit %30 tutan kol var. Burada da mal tam aynı değil: belirsizliğe göre tutan kol biraz daha çok RPT aldı (397.410’a karşı 391.170 adet; toplam mal 1.568.433’e karşı 1.562.677).
| Sabit %30 | Belirsizliğe göre | |
|---|---|---|
| İlk sevkiyat (adet) | 576.291 | 576.225 |
| Bulunabilirlik | %71,35 | %71,38 |
| Sezon sonunda elde kalan | %17,06 | %17,29 |
| Tam fiyat STRSell-Through Rate; satılan adedin gönderilen adede oranı. | %55,54 | %55,16 |
Bulunabilirlikte +0,03 puan: fark yok denecek kadar küçük. Elde kalan malda ve tam fiyat STR’de belirsizliğe göre tutmak geride. Burada işe yaramadı.
Muhtemel nedeni ölçüde. Kalibrasyonda bu belirsizlik ölçüsünün, payın gerçekte ne kadar yanıldığıyla sıra korelasyonu (Spearman) yalnız 0,107. Üstelik denediğimiz üç ölçünün en iyisi buydu; ötekilerin korelasyonu −0,030 çıktı ya da hesaplanamadı. Ölçü, yanılacağımız ürünü pek seçemiyor; seçemeyen bir ölçüye göre tutmak da sabit tutmaktan daha iyi sonuç vermiyor. Bir de eğrinin dikliğini kalibrasyonda tavanlı bir modelle seçtik, oyunda taban tavansızdı. Orada dikliklerin arasındaki fark zaten 0,03 puandı; seçimi yeniden sınamadık.
Bedende ne değişiyor?
Depoda tutmanın bir etkisi daha var. Tek paketle Lumoda’nın deposunda en
küçük bedenden neredeyse hiç mal kalmıyordu (%0,0). Model payıyla U’nun
%30’unu tutunca depoda en küçük bedenin %30,1’i bekliyor: tutulan paketler
her bedeni paketin oranında depoda bırakıyor. Bunun beden kaybına ne
yaptığını altıncı yazıda ölçüyoruz.
Dürüstlük notları
Bu yazıdaki “en iyi pay” oyun sezonunda seçildi; tutma karşılaştırmaları da aynı sezonda ölçüldü. Bunlar örneklem içi ölçümler; gelecek bir sezon için verilmiş bir kararın sınaması değil.
Bu dizide ilk dalganın erken satışını ikinci ve üçüncü dalganın kararında kullanmıyoruz. Bedeli şu: kollar sezon içinde öğrenmiyor, her dalgaya sezon başında bildikleriyle giriyor.
Sizin verinizde zor olan
Birincisi depo ile online’ın aynı stoktan satması. Lumoda’da bu ilişki açık ve ölçülebilir: depoda tutulan mal online’da satılıyor. Sizin zincirinizde online deposu ayrı olabilir, ya da aynı depoda iki kanalın öncelikleri yazılı bir kurala bağlı olmayabilir. O zaman “depoda tutmak” mağazalar için ayrılmış bir yedek mi, online’ın stoğu mu, belirsizleşir.
İkincisi replenishment’ın ne kadar akıllı olduğu. Burada tutmanın değeri hangi replenishment’la dağıtıldığına pek bağlı çıkmadı. Ama replenishment kuralının kendisi raftaki bulunabilirliği tutma oranından çok değiştirdi, kısmen online’ın payından. Depoda ne kadar tutulacağı ile tutulanın nasıl dağıtılacağı iki ayrı karar; sizin zincirinizde de ayrı ayrı ölçülmeleri gerekir, yoksa birinin kazancı ötekinin hanesine yazılır.
Üçüncüsü tanımın kendisi. “Yüzde otuz tutuyoruz” cümlesi zincirde herkesin bildiği bir cümledir. Ama ilk alıma göre mi, gönderilebilecek paketlere göre mi, toplamda mı bedende mi? Bu soruyu sormadan tutma oranını ayarlamak, ölçmediğiniz bir şeyi ayarlamaktır.
Son yazıda bütün bunları sezonun sonunda topluyoruz: hangi ölçüt neyi söylüyor, farkın ne kadarı ilk sevkiyatın kendi eseri ve beden uyumsuzluğu ne kadara mal oluyor.