Hikâye

Mağazanın Sorunu

Pazartesi sabahı bir mağaza müdürü arar ve problem doğar.

Blok Transfer · 1 / 7

Bir algoritmayı anlatmanın en kötü yolu, algoritmadan başlamaktır. Amaç fonksiyonunu yazarsınız, kısıtları sıralarsınız, dinleyen herkes başını sallar ve kimse hiçbir şey anlamaz — çünkü ortada henüz bir dert yok. Bu dizi Blok Transfer’i anlatacak: mağazalar arası stok transferini ağ düzeyinde çözen bir algoritma. Ama bu ilk yazıda tek satır matematik yok. Bu yazıda bir telefon var, bir Excel var ve bir türlü bitmeyen bir liste var. Algoritmanın çözdüğü derdi görmeden algoritmayı konuşmayacağız.

Sahne Lumoda: 80 mağaza, 1.870 optionModel ile rengin birleşimi; planlamanın ve transfer kararının temel ürün birimi.. Mağazaların 15’i İstanbul’da; onlara Ali bakıyor, Anadolu’dakilere Veli. Stok fotoğrafı her pazartesi sabahı çekilir: hangi mağazada hangi üründen kaç adet var, beden beden. Ali’nin haftası o fotoğrafla başlar.

Pazartesi, 09:20

Ali servisten inmiş, çayını almış, pazartesi raporunu yeni açmış. Daha ilk sayfadayken masadaki telefon titriyor. Ekranda “İstanbul 18” yazıyor ve İstanbul 18 pazartesi sabahı bu saatte hatır sormak için aramaz.

— Ali’cim günaydın, o haki örgü kazaktan bana beden lazım. S ile M bitti. Cumartesi üç müşteri denedi, bedenini bulamadı, üçü de boş çıktı. Rafta L, XL, XXL duruyor; uzaktan bakan dolu sanıyor ama S ya da M soranı geri çeviriyorum.

Ali ekrana yazıyor: MDL0673-HAK. Örgü Desenli Kazak, haki. İstanbul 18 satırı müdürün dediği gibi: S ile M sıfır; L’den dokuz, XL’den yedi, XXL’den beş adet rafta. Kazak bu mağazada satıyor da: şimdiye dek 205 adet gitmiş, 184’ü satılmış. Geçen yazıdan hatırlayanlar için: bu bir kırıkBir option'ın beden setinin bozulması; ara bedenler tükenmiş, uçlar rafta kalmıştır. set. Rafta 21 kazak var ama S ya da M arayan müşteri için bu 21 kazak yok hükmünde.

Ali aynı option’ın öbür mağazalarına bakıyor ve asıl manzarayı görüyor: Malatya 1, tam set. Beş beden de rafta: S’den 13, M’den 33, L’den 29, XL’den 12, XXL’den 16; toplam 103 kazak. Malatya’ya bu kazaktan 154 adet gitmiş, 51’i satılmış. İstanbul 18’de müşterinin aradığı kazak Malatya’nın rafında bekliyor. Mal şirketin malı, stok şirketin stoğu — ama yanlış şehirde.

Bugünkü çözümün adı: telefon

Peki Ali ne yapıyor? Bugünün gerçek cevabı şu: Excel açıyor. Pazartesi fotoğrafından kendi süzgeçleriyle bir aday listesi çıkarıyor. Malatya Veli’nin bölgesi; Ali önce Veli’ye haber veriyor, sonra Malatya’ya mail atıyor, mail cevapsız kalınca telefon ediyor. Malatya müdürü de haksız değil:

— Benim sezonum daha bitmedi ki. Bizde kış uzun sürer, ben bu kazağı martta da satarım. Beş bedenim tam, sen benden set bozmamı istiyorsun.

Veli’nin bu iş için bir lafı var: “Transfer istemek borç istemek gibidir. Herkes verebilir, kimse severek vermez.” Her müdür kendi vitrininden sorumlu, kendi primini kendi cirosundan alıyor ve ağın tamamını hiçbiri görmüyor. Gördüğü tek şey kendi deposu — orada da her şey lazım gibi duruyor.

Pelin’e sorarsanız — planı yapan o, savunması da hazır:

— Plan yanlış değildi. Plan zincirin ortalamasına göre kuruldu ve zincir toplamında tuttu da. Ama İstanbul 18 ortalama değil, Malatya 1 de değil. Ortalama diye bir müşteri yok; ben ortalamaya gönderdim, gerçek müşteri yerel çıktı.

Bu üç cümle bu dizinin temelidir, altını çizin: ikmal her mağazayı kendi gerçek talebine göre doldurabilseydi, transfer diye bir iş olmazdı. Plan zincir geneline kurulur, talep yereldir; aradaki fark bir mağazada ölü stok, başka mağazada boş çıkan müşteri olarak birikir. Transfer o farkın temizliğidir.

Bir telefonun çarpımı

İstanbul 18’in kazağı tek örnek ve tek örnekken sevimli: bir telefon, bir pazarlık, bir koli. Şimdi fotoğrafın tamamına bakalım.

Bu pazartesi fotoğrafında 2.687 (mağaza, option) çifti kırık. İki bin altı yüz seksen yedi tane “İstanbul 18’in kazağı” var yani — ve her biri için soru aynı: nereden getirilir? Her birine kaynak olabilecek 79 mağaza var. 2.687 × 79 = 212.273 olası hareket, yalnızca kırıkları düzeltmek için; hiç satmayan renkleri, yığılmış stoku daha saymadık. Üstelik fotoğraf her pazartesi yenileniyor: bu iki yüz bin küsur sorunun ömrü tam bir hafta. Cevaplayamadıysan soru kaybolmuyor, haftaya biraz daha büyüyerek geri geliyor.

Elle ne kadarı çözülür? Bir çifti kapatmak — rapora bak, adayı seç, müdürle konuş, sevk emrini yaz — Ali’nin iyi gününde on dakika. 2.687 çift, 447,8 saat. Ali ile Veli’nin haftalık mesaisi toplam 90 saat; ikisi başka hiçbir işe bakmadan yalnız buna otursa beş hafta sürer. Oysa fotoğraf her hafta yenileniyor, işlerinin tamamı da transfer değil. Hesap daha bu noktada tutmuyor; ama asıl sorun bu bile değil. Asıl sorunu birazdan Veli söyleyecek.

Çarşamba, 15:40

Çarşamba öğleden sonra Pelin’den bir mail düşüyor: yönetim indirim öncesi sevkiyat takvimini kesinleştirdi. İndirimden önce mağazalar arası transfere ayrılan son büyük kamyon perşembe akşamı yükleniyor; ondan sonra kamyonlar indirim hazırlığına dönüyor. Elde bir öğleden sonra ile bir gün var.

İndirim, transferin zamanlayıcısıdır. Tam set indirime girerse ilk üç günde erir; kırık set indirime girerse yarı fiyata bile satılmaz — müşteri indirimde de kendi bedenini arar. Perşembe akşamı kamyona binmeyen her kırık set, sezonu olduğu yerde kapatacak: indirime kadar müşterisini boş çevirecek, indirimde eriyemeyecek, sonra outlet’e gidecek, orada da üçüncü fiyatı görecek.

Ali ile Veli listeyi alıp oturuyorlar. Telefonlar, pazarlıklar, sevk emirleri. Akşam dokuzda sayaç kırk civarında; 2.687’nin kırkı. Veli ekrandan başını kaldırıyor ve bu yazının asıl cümlesini söylüyor:

— Yetiştirememek neyse ne, ona alıştım. Beni asıl rahatsız eden şu: neden bu kırkı seçtik? Bilmiyorum. Sesi çok çıkan müdürün mağazasını seçtik. Yarın biri sorsa, “Malatya’nın kazağı niye İstanbul 18’e gitti de Ankara 3’e gitmedi?” diye, verecek cevabım yok. Ankara 3 benim mağazam; o kazağın M’si orada da bitmiş.

İşte dert bu. Elle yapılan transferde sorun yavaşlık değil; yavaşlık sadece görüneni. Asıl sorun, yapılan seçimin bir gerekçesinin olmaması. Kimse ağın tamamına bakmadı; herkes önüne geleni, bağıranı, tanıdığını çözdü. Seçilen kırk çift savunulamıyorsa, seçilmeyen 2.647 çift de savunulamıyor demektir.

Adını koyalım

Satmayacağı yerde duran stoku satacağı yere, beden setini bozmadan taşıma işine mağazalar arası transfer denir. Bunu telefonla ve hatır gönülle değil — ağın tamamına bakarak, her mağaza çifti için aynı teraziyle, her hafta yeniden ve sorulduğunda gerekçesi gösterilebilir biçimde yapan algoritmaya bu dizide Blok Transfer diyeceğiz.

İş sonucu tek cümle: sıfır yeni ürünle daha çok satış. Depodan tek koli çıkmadan, üretime tek kuruş vermeden — yalnızca yanlış yerde duranı doğru yere taşıyarak.

Bu yazıda bilerek tek satır formül yazmadım; önce derdi görmek istedim. Sıradaki yazıda Ali’nin kafasının içine gireceğiz: bir transfer kararı verilirken aslında nelere bakılıyor, “doğru mağaza” ne demek, terazinin kefelerine ne konuyor? Formüller ondan sonra gelecek ve geldiklerinde tanıdık gelecekler — çünkü hepsi bu pazartesinin içinde saklı 🙂

Yazan: Sabri Suyunu